Üretim ve ticaret tarihi insaniyet tarihinin ilk dönemlerine kadar uzanır. Fakat hiç bir döneminde son 20 senede yaşadığı kadar köklü dönüşümlere şahitlik etmemiştir. Sanayi devrimi, buhar ve elektrik enerjisinin üretilmesin de dahil olmak üzere hiçbir  köklü kırılım bu kadar hızlı bir şekilde gelişmemiş ve üretim süreci,  ticaretin temellerini dijital devrimin dönüştürdüğü kadar değiştirmemiştir.

Ürünleri satın alması düşünülen, hedef kitlenin ihtiyaçlarının oluşturulması süresince bu ihtiyaçların tasarlanmasına, üretilmesine, pazarlanması ve satılmasına ve satış  süreçleri dahil bütün sistemlerde ezber bozan dönüşümler yaşanmaktadır. Bu arada işletmelerin imalat, finansal ve insan bilgilerine erişimi, idare gibi kavramlar da dijital dönüşümden payına düşeni  almış ve bütün süreçler dönüşmeye devam etmektedir.

Asya ve Uzakdoğu ilk olmak suretiyle birçok imalat kompleksinde kişiler ile imalat içinde kaliteli geliştirilmiş robotlar beraber çalışmaya başladı bile.

Üretimin yalnızca robotlara devredildiği sektörler ve imalat merkezleri her geride bıraktığımız gün artmaya devam ediyor.  3 boyutlu yazıcılar ile imalat farklı istikametten de dönüşmeye devam ediyor. Bundan sonra müşteriler istedikleri ürünü tasarlayıp hanelerinde, garajlarında üreterek kullanmaya devam edebiliyorlar.

Yeni çağın en büyük kaynaklarından biri olan veri ile sarf edilen dijital platformlar, sensörler ve şahsi cihazlar vasıtası ile sonsuza yaklaşacak şekilde artmaya devam ediyor. Bundan sonra firmalar sahadaki bütün çalışanlarından anlık olarak haberdar olabilirken bütün müşterilerin ve potansiyel müşterilerin tavsiye ve şikayetlerine de erişebiliyor.

Buraya niçin geldiğimize baktığımızda üstünde hayat sürdüğümüz Dünya tarihinde hiç bulunmadığı kadar kalabalık nüfusu barındırmaya başladı. 1940’larda 2 Milyar seviyesinde olan nüfus son zamanlarda 8 Milyar’ı doğru güvenilir adımlarla ilerliyor.

Özellikle 2. Dünya Savaşı ardından nüfus katlanarak artmaya devam etti. Diğer yandan bu kalabalık nüfusun şahsi gelir düzeyine bakıldığında uygarlık tarihinin en fazla şahıs başı gelir ortalamasına sahip toplumlarının yaşadığı dönemdeyiz. Tüketim civarlarına bakıldığında aynı yükselişi görüyoruz. Dijital dönüşüm sonuçlanmış değil, bütün hızıyla devam etmektedir. İş dünyası da birçok bölgede bu dönüşümden etkilenmektedir.

Ticaretin Dönüşümü
Dijital dönüşüm eşliğinde binlerce senedir uygulanan ticari faaliyetler temel olarak aynı kalsa bile yapılma tekniği  değişmiş durumda. 1990’ların başında web tüketiminin yaygınlaşması ile önceleri  satış kanalı olarak görülen e-ticaret siteleri bundan sonra bugünkü ticari faaliyetlerin oldukça önemli  bölümünün gerçekleştiği ana kanallar durumuna geldi. Devam eden dönüşüm süresince akıllı cihazların çoğalması ve tüm dünyaya yayılması  görülmemiş satış yöntemleri ve satış deneyimlerini de bir araya getirildi. 

Kimi firmalar yalnızca dijital satış kanallarını kullanırken kimi sektörlerde ise fiziksel satış tecrübesi dijital ve mobil hizmetler ile zenginleştirilerek görülmemiş satış tecrübesi sunmaya devam ediyor. Diğer taraftan dijital dönüşüm yalnızca  kullanıcıya hitap eden kanallarda gerçekleşmemektedir. Bundan sonra işletmeler hammadde ve ara madde ticaretinden üretimin değişik kanallara dağıtılması ve denetimini de dijital platformlar üstünden gerçekleştiriyor.

Yine finans dünyası da dijital dönüşüm ve yeni araçlar eşliğinde bütün işlemleri ve para transferleri dijital olarak gerçekleştirmekte. Her gün trilyonlarca dolar para Global’de gezinirken dijital dönüşüm çağı eşliğinde hiç bir merkez bankasına bağlı olmayan tamamı ile dijital yeni para birimleri de kaliteli bir şekilde hayatımıza girmiş durumda. En popülerleri Bitcoin’in kullanım alanları ve esrarengiz ilk oluşturucusu ile ilgili şaibeler devam etse de son kullanıcılar dahil bir çok bölgede yaygınlaşmaya devam ediyor.

Büyük Data ve Altın Çağı

2020 senesinde 50 milyar aygıt bağlı olarak kullanımda olacak. Moore kanunu ile her geride bıraktığımız gün kuvveti katlanarak artarken maliyetleri de o hızla düşen çipler ve süregelen elektronik cihazlar eşliğinde her sene bir öncekini katlayan oranda veri imal edilen dönemde yaşıyoruz. İş dünyası içinde iç ve dış müşteriler, bütün paydaşlar ve en önemli bütün rakipler konusunda ihtiyaç duyulan gereksiz bütün bilgilere erişilebilen dönemden geçiyoruz.

Önceleri özenle seçilmiş misal gruplar üstünde uygulanan pazarlama incelemeleri bundan sonra bütün müşterileri kapsayacak şekilde yapılabilmekte, proaktif pazarlama stratejileri geliştirilebilmekte. Bütün bu veri bolluğundan olumlu manada yararlanabilmek içinde işletmelerin veri çözümleme ve mana andırma bünyesindeki yetkinliklerini arttırması gerekmektedir. Doğru çözümleme ile sahip olunan müşterilerin sadakati kazanılıp şikayet ettikleri noktalar giderilirken diğer yandan rakiplerin mutsuz müşterilerini de kazanmak içinde imkanlar vardır.

Büyük verinin doğru tüketimi ile ürünün üretime hüküm verme sürecinde dizayn ve geliştirilmesine kadar bütün süreçler gerçek müşteriler ve anlık geri bildirimleri ile gerçekleştirilebilir.